KANSER NEDİR?
Vücudumuzun temel yapıtaşı hücrelerdir. Hücreler, kontrollu ve dengeli bir şekilde çoğalarak normal büyüme ve gelişmeyi sağlarlar. Vücudun herhangi bir yerindeki hücrelerin kontrolsuz bir şekilde çoğalması sonucunda bir şişlik oluşur, buna tümör denir. Tümörler selim (benign) veya habis (malign) olabilir. Selim tümörler kaynak aldıkları bölgeye sınırlıdırlar, diğer bölgelere yayılım yapmazlar. Habis tümörler ise kaynak aldıkları bölgede büyürler, ayrıca komşu dokulara ve uzak organlara yayılabilirler. Habis tümörlere kanser denir.
ÇOCUKLUK KANSERLERİNİN GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?
Çocukluk çağı kanserlerinin görülme sıklığı bir milyon çocukta 120 kadardır. Buna göre Türkiye’de her yıl 2400 yeni çocuk kanseri olgusu beklenmektedir. Kanser tanı ve tedavisinde, özellikle ilaç tedavisinde (kemoterapi) kaydedilen önemli gelişmelere paralel olarak çocukluk çağı kanserlerinde sağkalım önemli ölçüde artmıştır. Çocukluk çağı kanserlerinin % 60-70′i günümüzde tamamen şifaya kavuşmaktadır. “Kanserden korkma, geç kalmaktan kork” sloganı çok doğrudur. Erken tanı konan, erken evrede yakalanan hastalarda kurtulma şansı çok yüksektir (% 80-90). Bizim görevimiz, hem halkı, hem her basamaktaki sağlık çalışanlarını bu konuda bilgilendirmek, böylelikle hastanın en küçük uyarıcı belirtilerde hekime başvurmasını ve hekimin de hızlı bir şekilde tanıya gidip hastayı kanser tedavilerinin yapıldığı merkezlere sevk etmesini sağlamaktır.
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ HANGİYAŞLARDA GÖRÜLÜR?
Çocukluk çağı kanserleri yenidoğan döneminden ergenlik dönemine kadar her yaşta görülmekle birlikte, en sık ilk beş yaşta görülür.
Kemik tümörleri gibi bazı kanserler 10-15 yaşta daha sık görülür.
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNDE BELİRTİLER NELERDİR?
1. Boyun, koltuk altı ve kasık bölgesinde lenf bezelerinde şişlikler,
2. Vücudun herhangi bir bölgesinde şişlik
3. Solukluk, halsizlik
4. Sık ateşlenme
5. Ciltte morluklar, çürükler
6. Burun, dişeti kanamaları
7. Başağrısı, kusma
8. Ateşşiz havale geçirme
9. Dengesizlik, yürüme bozukluğu,görme bozukluğu
10. Kemik, eklem ağrıları
11. Enfeksiyon (İltihab) tedavisine rağmen sebat eden öksürük, nefes darlığı
12. Gelişme geriliği, aşırı tartı kaybı
13. İdrarda kan, idrar ve dışkılamada zorlanma
14. Göz bebeğinde parlaklık, gözde kayma
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ
Kanser oluşumuna neden olan çeşitli risk faktörleri vardır.
Bunlar şöyle sıralanabilir:
1. Bazı kromozom bozuklukları,
2. Doğumsal bazı bozukluklar ve hastalıklar,
3. Bağışıklık sistemini bozan hastalıklar,
4. Çeşitli virüs enfeksiyonları,
5. Radyasyona maruz kalma,
6. Bazı kimyasal maddelere maruz kalma ( benzen, ağır metal, tarım ilaçları ve petrol ürünleri),
7. Hamilelikte kullanılan bazı ilaçlar ve alkol,
8. Ailede kanser olgularının fazla olması ( özellikle genç yaşta ve belli tip kanserlerin görülmesi).
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNDE TEDAVİ ŞEKLİ;
Kanser tedavisinde üç ana tedavi şekli vardır:
1. Cerrahi
2. Işın tedavisi (Radyoterapi)
3. İlaç tedavisi (Kemoterapi)
Bu tedavi şekilleri kanser tipine göre çeşitli kombinasyonlarda kullanılırlar. Cerrahi ve radyoterapiye, kemoterapinin eklenmesiyle çoğu çocukluk çağı kanserlerinde sağkalım (Şifa şansı) önemli ölçüde artmıştır. Günümüzde kansere yakalanan çocukların % 60-70′i tamamen iyileşebilmektedir. İstatistiklere göre günümüzde gelişmiş ülkelerde her 900 erişkinden biri çocukluk çağı kanser sağkalanıdır. Bu çocukların toplumun sağlıklı birer bireyi olarak uzun bir hayat yaşıyabilmeleri için hem etkin tedaviyle çocukları kanserden iyileştirmek, hem de tedaviyi geç yan etkilerin en az olacağı şekilde planlamak gereklidir.
RADYOTERAPİ NEDİR?
Yüksek enerjili x-ışınları ile tedavi demektir. Yüksek doz radyasyon, hücreleri öldürebilir veya çoğalmalarını önleyebilir. Kanser hücreleri normal hücrelerden daha hızlı çoğaldıklarından, tedavide radyasyon tedavisi kullanılabilir. Tek başına veya cerrahi ve kemoterapi ile birlikte kullanılabilir. Tedavi sırasında hastaya ağrı vermez. Hasta tek başına odada kaldığından küçük çocuklar korkutucu bulabilir. Cilt hassas olacağından tedavi sırasında sabun veya losyon kullanılmamalıdır.
KEMOTERAPİ NEDİR?
Kemoterapi kansere karşı ilaçla tedavi demektir. İğne olarak ve ya ağızdan alınabilir. Kemoterapi ilaçları iğne olarak en sık damardan, bazen kalçadan ve ciltaltına yapılabilir. Kan kanserinde, lenf bezesi kanserlerinde, bazı beyin tümörlerinde kemoterapi ilaçları belden, bel suyuna verilebilir (intratekal). Tedaviler çok sıksa, damaryolu zor bulunursa, santral venöz kateter denilen özel alewtler takılabilir. Kateterlerin tamamen cilt altına (port kateter) yerleştirilen tipleri, ayrıca uçları dışarıda olan tipleri vardır. Kemoterapi ilaçları kana karıştıktan sonra hızla çoğalan kanser hücrelerinin içine girerler. Kanser hücresinin büyüme ve çoğalmasını engeller ve sonunda yok olmasını sağlarlar. Kanser ilaçları, kanser hücreleri dışında hızla çoğalan, sindirim sistemini döşeyen mukoza, kemik iliği, saç kökleri gibi diğer hücreleri de ettkiler ve bazı yan etkilere neden olurlar.
KANSERDEN KORUNMA YOLLARI NELERDİR?
Erişkinlerde sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmıyarak akciğer kanserlerinden korunma, bol lif içeren meyve ve sebzeden zengin gıda alımı ile kalın barsak kanserinden korunma önemlidir.
Çocukluk çağı kanserlerinde kesin korunma yolları yoktur. Ancak iyi beslenme ve enfeksiyonlardan korunarak bağışıklık sisteminin güçlenmesi, kimyasal karsinojenlerden (kansere neden olan kimyasal maddeler) ve radyasyondan korunma, anne adaylarının doğumsal bozukluklar, kullandıkları ilaçlar ve alkol açısından kontrol altında olmaları riski azaltabilir.
KANSER BULAŞICI BİR HASTALIK MIDIR??
Kanser bulaşıcı bir hastalık değildir.
Kanser tanısı almış bir hastanın kanseri bulaştırma riski yoktur, ancak gerek hastalığı, gerekse de tedavisi nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmış olduğundan, başkalarından kolaylıkla mikrop kapabilir ve ağır ateşli hastalık geçirebilir. O nedenle kanserli hastaları aksıran, öksüren kişilerden, kalabalık, kirli ortamlardan uzak tutmalıyız.
Kaynak:
Tümörlü Çocuklar Hasta ve aileleri için el kitabı,
Yazarlar: İnci Ayan, Rejin Kebudi, Ömer Görgün

Son Yorumlar